23/10/2006

kadıköy iskelesi..

işte üstümüzde güneş,

yanımızda hamal,

kulağımızda mızıka,

içimizde fenalık..

 

dizimizin bağları çözülüyor

her kaldırım..

her kelime boğazımızda düğümleniyor..

tatsız geliyor her lokma..

ve kayboluyor cam şişelerin içindeki

şifreli notlar..

 

topyekün manasız dünya

her koşuşma boşuna..

konuşanlar pespaye

ve mülteci dolu her mavna..

ama sen yine de bıkma

her sabah aynı güneşe selam vermekten..

asla vazgeçme          

sağalmaz yaranın kabuğunu çekelemekten..

sabret..

bir gün

gökten üç elma düşecek..

sabret,

elbet,

bu masal da bitecek..

23/10/2006

birkaç ufak hatırlatma..

imla benim mevzum değil..

 

yazmakla yaşamak arasında yaptığım tercih yeterince keskin olmadığından olacak, tdk bazı bölümleriyle ters düşebilir yazdıklarımın.. bundan mütevvelit eleştiriler gelirse her birine özel bir el hareketi ayarlamaya çalışacağım ki "o kadar eleştirdik bir karşılık alamadık yazardan.. bunlar eleştiriye kapalı canım.." deyip incittiğimiz entel insanlar olmasın..

 

 

sonracııma,

 

"aman efendim, aslında o böle böledir.. şöle şöle olan ötekidir.. onun için fazla konuşma düdüük.." gibi kelamlar sapkınlıkta nirvana olarak ödüllendirilecektir.. bundan da mütevvellit bu tür icraatlarda bulunmak için bu blogun açılacağı günü bekler gibi dalan arkadaşlar da olursa üzülmesinler; her üç saçmalayan yorumcudan birini birinci ilan edip münasip bir ödülle ödüllendireceğiz..

 

 

daha sonracııma,

 

"ya bırah arkadaşım, ayni kamil sözkesen gibi, aynı halim lafbatar, ayni bekir karoluk gibi yazıo.. almış, çalmış şerepsiz.." gibi iddia boyutunu aşıp hüküm verme yarışına girmiş tabansız çağrışımı yapan cümleler kuran bünyeler dediklerini ispatlamakla yükümlüdürler.. aksi takdirde bu ifadeleri kazurat gibi vücudundan atarken kendi rızasıyla ipotek ettiği haysiyet ve şerefini de alır ahmet çakara, kazım kanata veririm..( googlea bu saydıım isimleri de yazanlar pespayedir.. ama o kadar.. daha fazla bişi olmazlar..) 

 

 

daha daha sonracııma,

 

"vay psikopata bak laf gelmesin die nası da baştan kesio milletin önünü.." diye düşünen de olursa hırsızlık ile kilitin icadının kronolojik sırasını hatırlatmak faydalı olabilir.. (yalnız, yalnız faydalı olacağından korkuyorum.. çünkü bu bünyeler için 'yeterli' birşeyin varlığından bahsetmek manidar olmayacaktır..)

 

 

ve en sonracııma

 

"ulan ne yazıo bu kereste" diye işkillendiyseniz: "alt+f4+k" ;)..

23/10/2006

birkaç soru../ "bir" -kaç soru-..

 

"yazıp denize atmak"..teknik olarak birçok kere yaptım.. pratikte de bir kere kuma gömmüşlüğüm vardır.. neyse..

 

 

"yaz" dediler.. "yazmalısın.."

 

"oku" denenler kutsal sayılıyorsa, yaz denenler ne sayılırdı?? başkalarının sorularına ilişmem genelde ama bununla ilgili bir ipucu vereyim: "-adamdan sayılmaz.."

 

edison-polyanna miksi iyimser bir tavır bana teşekkür ederdi herhalde.. ama karnında kırmızı başlıklı kızla gevrek gevrek gülen kurdumsu bir perspektif de hemen sallamayacaktır bu şükranı belirteyim..

 

sadede gelecek olursak -ki okuyucu seni kandırıyorum sadede ben gitmedim seni nasıl götüreyim- ben yazıyorum insan..

 

"ikra.."

 

 

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı