23/10/2006
kadıköy iskelesi..
işte üstümüzde güneş,
yanımızda hamal,
kulağımızda mızıka,
içimizde fenalık..
dizimizin bağları çözülüyor
her kaldırım..
her kelime boğazımızda düğümleniyor..
tatsız geliyor her lokma..
ve kayboluyor cam şişelerin içindeki
şifreli notlar..
topyekün manasız dünya
her koşuşma boşuna..
konuşanlar pespaye
ve mülteci dolu her mavna..
ama sen yine de bıkma
her sabah aynı güneşe selam vermekten..
asla vazgeçme
sağalmaz yaranın kabuğunu çekelemekten..
sabret..
bir gün
gökten üç elma düşecek..
sabret,
elbet,
bu masal da bitecek..
0 yorum yazılmıştır